| Yazar |
Mesaj |
drexler Site Sahibi


Kayıt: Aug 02, 2007 Mesajlar: 1262 Konum: Eastland Status: Çevrimdışı |
Tarih: Prş Ağu 02, 2007 6:23 pm Mesaj konusu: Şebnem Ferah |
|
|
Şebnem 12 Nisan 1972'de Yalova'da doğdu. Evin en küçük çocuğuydu ve ona hep ya tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakılıyordu çünkü ailesine gösteriler yapıp onları güldürmeye bayılıyordu. 5 yaşına geldiğinde en büyük hayali keman dersleri almaktı ama uygun bir öğretmen bulamadıklarından babası ona küçük bir keyboard aldı ve Şebnem de duyduğu her melodiyi çalmaya çalışarak kendi kendini eğitmeye başladı. İlkokul dönemlerinde ise Yalova'da ne kadar müzikal etkinlik ve kurs varsa hemen hepsine katıldı.Sabahları okuluna gidip; öğleden sonraları önlüğünü bile çıkarmadan sokaklarda oynayarak ilköğrenimini tamamladı ve kolej sınavlarına girip Bursa Koleji'nde yatılı öğrenci oldu...
Artık daha disiplinli bir hayatla karşı karşıyaydı ve okulu sosyal faaliyetler açısından pek zengin değildi. Bu yüzden derslerinin dışında zamanını paylaşacağı iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı ve işte o yıllarda müzik Şebnem'in hayatında hobi olmaktan çıkıp vazgeçilmez oldu.
Önce okulunun müzik grubunda sonra da çeşitli gruplarda solistlik yapmaya başladı. ''Gitar da çalabilsem keşke...'' deyip gitar dersleri almaya başladı. Çok hızlı öğreniyor ve öğrendiklerine yenilerini katmak için sevdiği şarkıların gitarlarını çalmaya çalışıyordu... Derken kendi grubunu kurmaya karar verdi. Bu grupta şarkı söyleyecek ve gitar çalacaktı. Fikirlerini, yakın hissettiği ve müzikle ilgilenen bazı arkadaşlarıyla paylaştı. İşte bir çok müzik dinleyicisinin hatırlayacağı Volvox böylece kurulmuş oldu... O dönemlerde kendi yaşındaki kız arkadaşlarının çoğu; ruj,oje gibi şeylerle ilgilenmeye başlamıştı. O ise gitar, gitar amfisi, kablo, distortion pedalı gibi şeylerle haşır neşirdi...
Şebnem o zamana kadar derslerinden hep yüksek notlar alırdı fakat birden bire eskiden 7, 8, 9, 10 aldığı derslerden; 0, 1, 2, gibi notlar almaya başladı. Okul idaresi; ailesini okula çağırıp çocuklarının müzik çalışmalarını derhal bırakması gerektiğini söylediler. Neyse ki Şebnem'in anne ve babası çocuklarının toparlanacağına inandıklarını söyleyerek; müziği Şebnem'in hayatından çıkarmak yerine kararı kendisine bıraktılar.
Şebnem, özel bir okulda okuduğunun bilincindeydi. Üniversite sınavları da yaklaşıyordu ve ailesini üzmek ya da hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. ''Ben nasıl olsa bir şekilde müziğime devam ederim!'' deyip kendini üniversite sınavı sendromunun içine attı. Matematiği seviyordu; işletme, ekonomi gibi bölümlerin kendine uygun olduğuna inanıp tercihini bu yönde kullandı.
ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ-EKONOMİ BÖLÜMÜ'ne girdiğinde okulunu çok sevdi. Ama Volvox'taki bütün arkadaşları İstanbul'daydı ve bu yüzden biraz buruktu... Olsundu... Sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde de her gün sevdiği bir albümü dinleyip gitarlarını ve vokallerini etüt ediyordu. Bu en az 4 saatini alıyordu ve geriye ders çalışacak zaman kalmıyordu. Şebnem ODTÜ'deki ilk yılını gayet iyi bir ortalamayla bitirdi. İkinci yıl başladığında ise okulunun müzik çalışmalarına engel olduğu düşüncesine kapıldı! Tüm zamanını müzikle geçirmek istiyordu. Ama ne yapacaktı? Okulu mu bırakacaktı???
Bunları düşündüğü zaman keyfi kaçıyordu, bu yüzden okuldaki ikinci yıl daha zor geçiyordu... Derken bir gece kararını verdi: İstanbul'a gidecek,arkadaşlarıyla bir araya gelip müzik yapacaktı. Karar verebildiği için içi rahattı ama ufak bir problem vardı. Şebnem'in annesi ve babası müzik çalışmalarına o güne dek hiç ses çıkarmamışlar hatta destek olmuşlardı. Annesini ikna edebileceğini biliyordu ama anlayışlı olduğu kadar otoriter de olan babasına bu durumu nasıl anlatacaktı? ''Babacım ben ODTÜ’yü bırakıp İstanbul'a yerleşmek istiyorum. Gitar çalıp şarkı söyleyeceğim. Ne olacağı belli olmaz, hiçbir garantiden sözedemem...'' mi diyecekti??? Ne de olsa her anne, baba çocuğunun geleceğini garanti altına almak isterdi ve bunlar kulağa pek de sağlam gelmiyordu.
Aynı hafta sonu Şebnem düşüncelerini ailesi ile paylaştı. Tahmin ettiği gibi annesi konuya daha ılımlı yaklaştı. Şimdi babasının ağzından çıkan kelimeleri bekliyordu. Hoş... Bir kez kararını vermişti...
Şebnem'in babası o kadar değerli ve tatlı bir babaydı ki ;''insan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur...'' deyip kızına belki hayatı boyunca alacağı en kıymetli dersi verdi...
Şebnem hiç vakit kaybetmeden valizlerini toplayıp İstanbul'a geldi. Volvox'la çeşitli rock barlarda çalmaya başladılar. Kendine bir ev tuttu. Hem müzik yapıyordu; hem de kendi ayakları üzerinde duruyordu; çoook mutluydu. Bazen haftada 5 gece çalıyorlardı ama hiç sıkılmıyordu; ta ki kendi şarkılarını söylemek isteyene kadar...
Çocuk denebilecek yaşlarda kurulan Volvox'un her bir elemanı hayatına yön vermek durumundaydı çünkü aradan uzun zaman geçmiş; tercihleri, öncelikleri değişmişti. Bazıları müziğe devam etti; bazıları ise hayatlarında yeni sayfalar açtılar... Böylece her elemanı için inanılmaz bir tecrübe ve adeta okul olan Volvox dönemi kapanmış oldu..
İşte bundan sonra Şebnem evine kapanıp yazmakta olduğu şarkıları tamamladı ve ilk albümü KADIN'ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN; müzikal açıdan bir çok ilki bünyesinde barındırıyordu. Albüm kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sahne performansı açısından zaten tecrübeli sayılabilecek Şebnem, bu başarısını albüm konserleriyle daha da büyüttü.
Sonraları; yeni şarkılar yapmaya başladı. Bu şarkılar Şebnem'in çıkaracağı ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerinin içeriğini oluşturacak; Şebnem popüler olmak için çabalamak yerine ilk albümünde tanışıp ilişki kurduğu dinleyici kitlesiyle büyümeyi deneyecekti. Bu tavrı zaman içinde Şebnem'in kendi kitlesini oluşturmasında etkili oldu. Sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyici kitlesinin beklentilerini karşılamaya çalışırken bir diğer taraftan da bunun kendi özgürlük alanını daraltmaması için uğraşıyordu, çünkü hep içinden geleni yapmak istiyordu ve bunun tüm olası sonuçlarıyla yüzleşmeye de hazırdı. Şebnem'in ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör ARİF MARDİN'in bile dikkatini çekecek; bu gibi şeyler de Şebnem'e hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyor, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.
Çok yakından takip edenler bileceklerdir; hayat Şebnem'e son yıllarda ailevi açıdan arka arkaya ağır tecrübeler de yaşattı. O da biraz yorgun olduğunu farkedip herşeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı, biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.
Zaman geçti... Yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla birlikte kaydetti. Albümün adını KELİMELER YETSE... koydu. Artık daha sağlam, daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu... Tutku dolu, değer veren... |
|
| Başa dön |
|
 |
Sponsor Reklam
Status: |
Tarih: Bugün Mesaj konusu: Sponsor Reklam Mesajı |
|
|
|
|
| Başa dön |
|
 |
drexler Site Sahibi


Kayıt: Aug 02, 2007 Mesajlar: 1262 Konum: Eastland Status: Çevrimdışı |
Tarih: Sal Eyl 11, 2007 12:55 am Mesaj konusu: |
|
|
DVD yayında..Ana sayfadaki haberde belirttiğimiz gibi..Liste de $u $ekilde :
1. Intro
2. Okyanus
3. Can Kırıkları
4. Çakıl Taşları
5. Delgeç
6. Ay
7. Ben Şarkımı Söylerken
8. Babam, Oğlum
9. Mayın Tarlası
10. İyi - Kötü (Dans Pisti)
11. Sigara
12. Dünya
13. Bugün
14. Sil Baştan
15. Oyunun Sonu
16. Yağmurlar
17. Deli Kızım Uyan
18. Yeniden Doğup Gelsem
19. Ben Bir Mülteciyim
20. Fırtına
21. Hoşçakal
22. Vazgeçtim Dünyadan
23. Bu Aşk Fazla Sana |
|
| Başa dön |
|
 |
blackrose Üye


Kayıt: Aug 25, 2007 Mesajlar: 74
Status: Çevrimdışı |
Tarih: Cum Eyl 14, 2007 8:49 pm Mesaj konusu: |
|
|
| dvdnin telewizyondaki reklamını gördüm..süüppperrr şaaahane olmuşş |
|
| Başa dön |
|
 |
SeBo1sT Hiperaktif Üye


Kayıt: Oct 01, 2007 Mesajlar: 660 Konum: Kocaeli / Sakarya Status: Çevrimdışı |
Tarih: Pts Ekm 01, 2007 4:34 am Mesaj konusu: |
|
|
kendisinin sesine, kişiliğine, görünüşüne ve tarzına hayranım. muhteşem biri o. türkiyenin en iyi rock sanatçısı.. dvd yi almak henüz kısmet olmadı ama; süper bir arşiv olacağına eminim.. _________________
Sadece e-posta okuyarak para kazanmak ister misiniz? |
|
| Başa dön |
|
 |
SeBo1sT Hiperaktif Üye


Kayıt: Oct 01, 2007 Mesajlar: 660 Konum: Kocaeli / Sakarya Status: Çevrimdışı |
Tarih: Cmt Ekm 06, 2007 3:23 am Mesaj konusu: |
|
|
blue jean, dream dergi, rollingstone, ve yüxexes dergileri ekim sayılarında Şebnem Ferah ropörtajları bulunmaktadır.. ayrıca blue jean; bir de Şebnem Ferah dev posteri hediye ediyor. almanızı öneririm çünkü gerçekten çok güzel.. _________________
Sadece e-posta okuyarak para kazanmak ister misiniz? |
|
| Başa dön |
|
 |
SeBo1sT Hiperaktif Üye


Kayıt: Oct 01, 2007 Mesajlar: 660 Konum: Kocaeli / Sakarya Status: Çevrimdışı |
|
| Başa dön |
|
 |
cevher Üye


Kayıt: Sep 03, 2007 Mesajlar: 89 Konum: Gebze Status: Çevrimdışı |
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 4:24 pm Mesaj konusu: |
|
|
tuhaf geliyo bana bu kadar aşırı "şeboizm"cilikler falan her ne demekse.. gözümü bi açtım Şebnem Ferah tan baska bayan vokal yok, türk rockının prensesi vs vs saygım sonsuz iyi şeyler de başarmış fakat ben pek sevemedim sanırım.. dönen furyayı abartı buluyorum.
bi de hep kıyaslama yaparlar ya Şebnem Ferah mı Özlem Tekin mi diye.. inadına degil ama giderine "Özlem Tekin" derim. _________________ Noel Anthony Hogan :Melek: |
|
| Başa dön |
|
 |
SeBo1sT Hiperaktif Üye


Kayıt: Oct 01, 2007 Mesajlar: 660 Konum: Kocaeli / Sakarya Status: Çevrimdışı |
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 9:30 pm Mesaj konusu: |
|
|
şeboizm'cilik dersen yanlış olur cilik eki gelen şey rol yapmaktır. biz şeboyu yürekten sevdiğimiz için şeboist diye adlandırıyoruz kendimizi bu 1.
2. olarak en iyi bayan vokal olduğunun en büyük kanıtı canlı performanslarıdır. ama buna katılmayabilirsin tabiki..
son olarak da önce kıyaslayanlara sonra da özlem tekin cevabını verenlere sadece gülebilirim.. _________________
Sadece e-posta okuyarak para kazanmak ister misiniz? |
|
| Başa dön |
|
 |
PatricKSteiN Üye


Kayıt: Sep 02, 2007 Mesajlar: 92 Konum: İstanbul Status: Çevrimdışı |
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 9:35 pm Mesaj konusu: |
|
|
| sevmiyorum bu kadının şarkılarını nedense, makyaj yapma konusunda da Marilyn manson'dan ders almalı bence |
|
| Başa dön |
|
 |
SeBo1sT Hiperaktif Üye


Kayıt: Oct 01, 2007 Mesajlar: 660 Konum: Kocaeli / Sakarya Status: Çevrimdışı |
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 11:45 pm Mesaj konusu: |
|
|
zevkler ve renkler tartışılmaz derler.. bana kalırsa marilyn manson'dan daha iyi makyaj yapıyor, en azından insan olduğu belli oluyo yüzüne bakınca :D _________________
Sadece e-posta okuyarak para kazanmak ister misiniz? |
|
| Başa dön |
|
 |
PatricKSteiN Üye


Kayıt: Sep 02, 2007 Mesajlar: 92 Konum: İstanbul Status: Çevrimdışı |
Tarih: Sal Ekm 09, 2007 10:25 am Mesaj konusu: |
|
|
| İnsanın makyaj yapmasına anlam verememişimdir zaten. Verilmiş yüzü daha da güzelleştirmek için yapılırki işe yaradığını görmedim. İnsalıktan çıkmak için kullanımda da Marilyn Manson zaten, dediğin gibi insan olduğu bile zor anlaşılıyor, ama en azından niyeti gerçekleşmiş oluyor : ) |
|
| Başa dön |
|
 |
cevher Üye


Kayıt: Sep 03, 2007 Mesajlar: 89 Konum: Gebze Status: Çevrimdışı |
Tarih: Sal Ekm 09, 2007 11:12 pm Mesaj konusu: |
|
|
4190 arkadasım kıyaslama konusunda haklısın kıyaslancak insanlar degil onlar, savunma mekanizman pek gelişmiş kursun falan döktür bişe olmasın.. gülmek de iyidir hep gül emi (: _________________ Noel Anthony Hogan :Melek: |
|
| Başa dön |
|
 |
BrokenDreams Üye


Kayıt: Oct 11, 2007 Mesajlar: 50
Status: Çevrimdışı |
Tarih: Prş Ekm 11, 2007 8:52 pm Mesaj konusu: |
|
|
sevmiyorum bu kadının şarkılarını nedense, makyaj yapma konusunda da Marilyn manson'dan ders almalı bence
katılıyorum PatricKstein iğr4endiğim bi kişiliktir kendisi nedense artık çok itici geliyor bana en son bring me to life söylemeye çalışıp becerememişti  |
|
| Başa dön |
|
 |
PatricKSteiN Üye


Kayıt: Sep 02, 2007 Mesajlar: 92 Konum: İstanbul Status: Çevrimdışı |
Tarih: Prş Ekm 11, 2007 9:01 pm Mesaj konusu: |
|
|
| BrokenDreams yazmış: | sevmiyorum bu kadının şarkılarını nedense, makyaj yapma konusunda da Marilyn manson'dan ders almalı bence
katılıyorum PatricKstein iğr4endiğim bi kişiliktir kendisi nedense artık çok itici geliyor bana en son bring me to life söylemeye çalışıp becerememişti  | Evet itici geliyor banada ama yiğit öldürüp hak yemiyelim, şöyle ki ;
Bu hatun Türkiye'de bir duruşa sahip olan nadir sanatçılardan, sanatçı ünvanı alabilen nadir insanlardan aynı zamanda, kendinide bozmadı, bu da çok iyi . Tarzıda aynı şekilde .
Ama gel gelelim, zevkler farklı derler ya, silah zoruyla bile dinletemezler bana . |
|
| Başa dön |
|
 |
|